Doğumdan önce, doğum sırasında ve
doğumdan sonraki gelişim sürecinde, çeşitli nedenlerle, zihinsel, psiko-devimsel,
sosyal olgunluk, gelişim ve fonksiyonlarda sürekli yavaşlama, duraklama
ve gerileme sonucu olarak akranlarından dörtte bir ve daha yüksek oranda
gerilik oluşturan sürekli bir durumdur” şeklinde tanımlanmıştır.
Zihinsel engelliler alanında önemli
bir organizasyon olan AAMD’nin (American Associantion Mental Deficiency)
benimsedi tanım ise, “Gelişim süreci içerisinde genel zihinsel
işlevlerde normallerden önemli derecede gerilik, bunun yanında uyumsal
davranışlarda yetersizlik gösterme durumudur” şeklindedir.
Zihinsel engelli çocuklar homojen bir
grup değildir. Kendi içlerinde önemli bireysel farklılıklar gösterirler.
Bu nedenle zihinsel engelli çocukların sınıflandırılmasına ihtiyaç
duyulmaktadır.
Zihinsel engelli çocukların ilk
sınıflandırma girişimi 1921 yılında AAMD’nin çekirdeğini oluşturan
American Association fort he Feebleminded tarafından yapılmıştır.
Psikolojik sınıflandırma denilen bu sınıflandırma yanında, günümüzde
eğitim açısından da bir sınıflandırma yapılmıştır.
Sınıflandırma yaklaşımı
Psikolojik:
Hafif : Z.B. = 70 – 55
Orta : Z.B. = 55 – 40
Ağır : Z.B. = 40 – 25
Çok
Ağır : Z.B. = 25 – 5
Eğitsel
Eğitilebilir : Z.B. = 75 – 50
Öğretilebilir : Z.B. = 50 – 25
Ağır : Z.B. = 25 – 5
Ülkemizde, zihinsel engelli çocuklar,
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Özel Eğitim Okulları Yönetmeliği’nde,
eğitsel yaklaşıma benzer olarak; “Eğitilebilir, Öğretilebilir ve klinik
bakıma muhtaç çocuklar” olarak sınıflandırılmıştır.
Eğitilebilir: Zeka bölümü çeşitli ölçeklerde
sürekli olarak 45-75 arasında olan zihinsel engelli.
Öğretilebilir: Zeka bölümü, çeşitli ölçeklerde 25-44
arasında olup da sağlık kurumları ile iş birliği içerisinde
gerçekleştirilecek özel eğitim ve rehabilitasyona muhtaç olan zihinsel
engelli.
Klinik Bakıma Muhtaç: Zeka bölümü sürekli olarak 0-25
arasında olup da hayata kesinlikle uyum sağlayamayan ve sağlık
kurumlarında devamlı klinik bakıma ihtiyacı olan zihinsel engelli.
YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUKLAR:
YGB NEDİR?
Otizm, Yaygın Gelişimsel Bozukluklar
grubunda yer alan, çocukların dil ve iletişim becerileri, sosyal
becerileri ve öğrenmelerini olumsuz yönde etkileyen gelişimsel bir
bozukluktur. Üç yaştan önce ortaya çıkan bu bozukluk, her 10.000 kişiden
yaklaşık olarak beş kişide görülür. Tanıda en önemli ölçütler konuşmanın
olmaması, gecikmesi ya da iletişim amaçlı kullanılmaması, diğerleriyle
etkileşim kurmada güçlük, yinelenen ve tekrarlanan hareketler ile ilgili
ve etkinliklerde sınırlılık olarak kabul edilmektedir. Mental
bozuklukların tanımsal ve sayısal kitabı ve çocukluk otizmi dereceleme
ölçeği tanı koyma sürecinde yaygın olarak kullanılan değerlendirme
araçlarıdır.
Otizmin nedenleri çok karışıktır.
Uzun yıllar yapılan çalışmalarda nedenler, anne babaların çocuk
yetiştirme stillerinden beynin yapısal özelliklerine kadar geniş bir
yelpaze içinde ele alınmıştır. Son yıllarda özellikle genetik yapı ile
otizm arasında ilişki belirlenmeye çalışılmaktadır.
Otistik çocuklara tanı koyma
sürecinde iletişim becerileri, sosyal beceriler ve davranışsal
özellikler temel alınmaktadır. Mental bozuklukların tanımsal ve sayısal
kitabı ve çocukluk otizmi dereceleme ölçeği tanı amacıyla yaygın olarak
kullanılmaktadır. Yaklaşık olarak 10.000 çocuktan 4 ya da 5’inde ortaya
çıkan otizm, erkek çocuklarda kızlara göre daha fazla görülmektedir. Bu
çocukların bilişsel, dil ve sosyal becerileri birbirinden farklılık
gösterse de, sosyal beceriler, iletişim becerileri temel
yetersizliklerin olduğu gelişim alanlardır. Ayrıca yinelenen ve
tekrarlanan hareketler, elini ısırma, başını yere/duvara vurma gibi
kendine zarar veren davranışlar da sıklıkla gözlenen davranışlardır.
Otistik çocukların dil, konuşma ve
iletişim özellikleri heterojendir. Bazı çocuklar hiç konuşmazken
bazıları üst düzey konuşma becerilerine sahiptir. Konuşması iyi olan
çocuklar bile çevresindekilerle dili kullanarak iletişim kurmakta zorluk
çekerler. Ekolali, şahıs zamirlerini doğru kullanamama, monoton ve
vurgusuz konuşma yaygın olarak gözlenir. Soyut ifadeleri, şakaları
anlamada sınırlılıkları vardır. Diğerleriyle etkileşim başlatma,
etkileşimi sürdürebilme temel yetersizlikleri vardır. Bu sınırlılık
sosyal etkileşimlerini olumsuz yönde etkilemektedir. Grup
etkinliklerine, oyunlara katılmak istemezler, ilgi alanları sınırlıdır.
Görsel materyallerle daha kolay öğrenirler. Ortamda fazla ve karışık
uyaran olması olumsuz tepkilere yol açabilir. Grubun %50’si düşük
zihinsel becerilere sahiptir. Zihinsel becerilerden bağımsız olarak
öğrendiklerini diğer ortamlara transfer etmede ciddi güçlükleri vardır.
Kendine ya da diğerlerine zarar veren, yinelenen tekrarladıkları rituel
davranışlar gözlenebilir.
Otistik çocuklar için ilaçla
sağaltımdan psikolojik sağaltım yöntemlerini de içine alan birçok
sağaltım yöntemi geliştirilmiş olmasına karşın, yapılandırılmış, yoğun
ve bir yetişkin/ bir çocuk sistemiyle yapılan eğitimin çocuğun
becerilerini artırabilecek en iyi sağaltım yöntemi olduğu kabul
edilmektedir. Otizmin olabildiğince erken belirlenerek, eğitime ilk
yıllarda başlaması ile çocukların kazançları artmakta; geçmiş yıllardan
farklı olarak birçok otistik çocuk okul öncesi ya da ilk öğretim
döneminde normal okullara kaynaştırılmaktadır. Sınıfında otistik çocuk
olan sınıf öğretmenleri, çocukların özellikle öğrenme özelliklerini ve
davranışlarının anlamlarını iyi bilmeli, diğer çocukların otistik
arkadaşlarının özelliklerini ve gereksinimlerini anlaması sağlamalıdır.
ASPERGER SENDROMU NEDİR?
1/10.000
E/K 9
Dil gelişiminde klinik açıdan önemli
bir gecikme yoktur.
IQ iyi
Sözel olmayan iletişim sorunu var.
Karşılıklı sosyal etkileşim bozuk.
Motor beceriler zayıf.
Diğer insanlara ilgi var.
Duyguyu, imayı tanımada zorluk var.
RET SENDROMU NEDİR?
1/10.000
İlk 5 ay psikomotor gelişim ve
doğumda kafa çevresi normal.
5-30 ay motor beceri yitimi,
basmakalıp el hareketi.
Sadece kızlarda görülür.
Şiddetli nörogelişimsel bozulma.
Edinsel mikrosefali
Amaçlı el kullanımında bozukluk.
Düzensiz solunum, bruksizm
Otistik davranışlar
Epileptik nöbet
Ağır MR
DEZİNTEGRATİVE BOZUKLUK NEDİR?
1/10.000
E/K 4-8
İlk 2 yıl normal gelişim
10 yaştan önce;
Sözel anlatım, dili algılama
Toplumsal beceriler/uyumsal davranış
İdrar dışkı denetimi
Oyun
Motor becerilerde bozulma.
MR %85
Zihinsel yeti, sosyal işlev kaybı,
Öz bakım becerileri bozulur.
WİLLİAM SENDROMU NEDİR?
Genetik, kalıtsal bir hastalıktır.
Kalp rahatsızlıkları, kanda kalsiyum yüksekliği ve bazı organlarda
bozukluklara neden oluyor. Bu sendroma yakalanmış çocuklarda Downlular
gibi farklı tipik bir yüz şekli görülüyor. Halk arasında “Mutluluk
hastalığı” diye adlandırılan bu hastalığa yakalanmış çocuklarda kolay
kolay üzüntü görülmüyor. Genellikle mutlu ve sakin bir yapıda oluyorlar.
Hastalığın tipik belirtisi ise, kalp rahatsızlıkları ve zeka geriliği.
Düzenli olarak sağlık kontrolünden geçmeleri gerekiyor ve özel eğitime
yönlendiriliyorlar.
DOWN SENDROMU NEDİR?
Kromozal bir bozukluktur,
Yüz yuvarlak ve basıktır,
Gözler çekik olup, kapaklarında
kıvrım mevcuttur. Çocuk büyüdükçe bu kıvrım belirli hale gelir. Yine
bazı çocuklarda özellikle göz rengi açıksa, gözün renkli bölümünün
çerçevesinden içe doğru beyaz lekeler vardır. Bu lekeler zamanla
kaybolur. Göz kapaklarında şişme ve çapaklanma görülür.
Burun küçük ve kalkık, burun kökü
basıktır. Yüzün yuvarlak olması nedeniyle gözler birbirinden ayrık
durur. Göz kaslarının zayıf olması nedeniyle şaşılık görülebilir.
Ağız küçük olduğu için (özellikle
bebeklerde) dil dışarıda durabilir. Bu nedenle salya akması ve ağız
kenarlarında çatlaklar oluşabilir. Dil üzerinde yarıklar vardır.
Kulaklar biraz aşağıda olup, kulak
yolu dar ve küçüktür. Kulak iltihaplanmaları ve işitme problemi
yaygındır.
Baş basık, arkası düzlenme
eğilimindedir. Saç ve kirpikler çoğu kez seyrek ve yumuşaktır. Kısa ve
geniştir.
Gövde kısa ve geniş görünür. Karın
geniş ve bombe görünümünde olup, göbek veya kasıkta bazen fıtık
görülebilir.
Kol ve bacaklar genellikle gevşek ve
künt bir yapı görülür. Aynı görünüm el ve ayak için de geçerlidir. El,
avuç içinde simin çizgisi avuç içini boydan boya kat eder. Ayakta da baş
parmakla ikinci parmak arasında geniş bir ayrılık vardır.
Kalpte anatomik bozukluklar
görülebilir. Guatr sık rastlanan bir semptomdur. Bağışıklık sistemi
zayıf olan bu çocuklarda akciğer enfeksiyonları sık görülür.
Çocuk, doğumda ve daha sonra belli
aralıklarla kontrolden geçirilmelidir. Erkek çocuklarda yumurtalıkların
kasıkta ya da karında kalmaları veya çocuğun idrar deliğinin penisin
ucunda değil biraz altta kalması söz konusudur. Bu durumda uzman
doktorlara baş vurmalı ve yapılması gerekenler öğrenilmelidir.
Down sendromunun tıbbi anlamda
tedavisi bulunmamaktadır. Kromozom bozukluğundan kaynaklandığı ve
kalıtsal olduğu için sadece hamileliğin ilk aylarında üçlü kan testi ile
çocuğun Down’lu olup olmadığı öğrenilmektedir.
ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ NEDİR?
Çok değişik şekillerde tanımlanabilen
öğrenme güçlüğü tanımlarında bazı ortak özelliklere işaret edilmektedir.
Öğrencinin zihinsel yeteneği olmasına rağmen, akademik geriliği olması
öğrenme güçlüğünün temel özelliğini oluşturmaktadır. Yaygın olarak
kabul edilen özelliklerden birisi de gelişim görüntülerindeki
dengesizliktir. Bunun anlamı ise çocuğun başarı alt testlerinde almış
olduğu puanların çok farklı olmasıdır. Özellikle önceki yıllarda yapılan
tanımlarda, beynin zedelenmesi yaygın olarak yer almaktaydı ancak, beyin
zedelenmesinin kolayca tanımlanması beynin hatalı işleyişi sonucu
öğrenme güçlüğü gösterdikleri kabul edilmektedir. Yine tanımların
çoğunda ortak olan özellik, öğrenme güçlüğüne çevresel yetersizliklerin
yol açmadığı, zihinsel yetersizlik ve davranış bozukluklarından da
farklı olduğudur.
Öğrenme güçlüğünün nedensel etmenleri
kalıtsal, çevresel (niteliksiz öğretim) ve biyokimyasal olarak ifade
edilebilir. Öğrenme güçlüğüne beyin zedelenmesinin mi? Yoksa beynin
yanlış işlemesinin mi yol açtığı bilinememektedir. Yiyecek boyalarına ve
vitamin yetersizliğine, öğrenme güçlüğünün olası nedenleri olarak
bakılmaktadır. Yine öğrenme güçlüğü gösteren yaygınlığı yüksektir. Ancak
bunun kalıtımın mı yoksa çevresel etmenlerin mi sonucu olduğu kesin
olarak bilinmemektedir. Niteliksiz öğretim bir başka çevresel etmen
olarak öğrenme güçlüğüne yol açıyor olabilir. Öğrenme güçlüklerin
tanımlanması ve düzeltici eğitimin sağlanabilmesi için değişik testler
kullanılmıştır.
Öğrenme güçlüğü gösteren çocuklar,
özellikleri bakımından birbirlerinden çok farklı özelliklere
sahiptirler. Ancak tümünde gözlenebilen ortak özelliklerden birisi,
çalışma becerilerini kullanma yeteneğindeki sınırlılıktır. Yaygın olarak
söz edilen ancak öğrenme güçlüğü gösteren çocukların tümünde
gözlenemeyen özellikler şöyledir: algısal-devimsel ve eşgüdüm
problemleri, dikkat yetersizlikleri ve aşırı hareketlilik, düşünme,
bellek problemleri sayılabilir.
DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE
NEDİR?
Dikkat Eksikliği: Dikkat süresinin ve yoğunluğunun
bireyin yaşına göre olması gerekenden az olmasıdır. Dikkatin belirli bir
noktaya toplanamaması ve kolayca dağıtması, dağınıklık, unutkanlık,
eşyaları kaybetme gibi belirtilerle kendini gösterir.
Dikkat eksikliğinde sorun dikkat
edememek değil, dikkatin belirli bir noktaya odaklanamamasıdır. Bu tür
bireyler aynı anda tüm uyaranlara birden dikkat ederler bu nedenle
belirli bir işle uğraşırken başka bir uyarıcı kolaylıkla dikkatin
dağılmasına neden olur. O anda uğraştıkları işi bırakıp bir başka işe
yönelebilirler.
Hiperaktivite (Aşırı
hareketlilik): Bireyin
yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayacak biçimde hareketli olmasıdır.
Uzun süre yerinde oturamama, otururken elin ayağın olmayacak biçimde
hareketli olmasıdır. Uzun süre yerinde oturamama, otururken elin ayağın
kıpır kıpır olması, çoğu zaman hareket halinde olma, çok konuşma gibi
belirtilerle kendini gösterir.
Bazen bu rahatsızlık yanlış
algılanmaktadır. Her dikkat eksikliği olan aynı zamanda hiperaktif
olacak gibi bir inanışa sahip olunabilir ama her hiperaktif tanısı almış
birey dikkat eksikliği de olacak ya da her dikkat eksikliği tanısı almış
birey hiperaktif olacak diye bir şart yoktur. Bunları birbirinden
ayırmak gerekir.
DEHB’NUN NEDENLERİ:
Kesin olarak bilinmemekle beraber
sorumlu olduğu düşünülen bazı etkenler şunlardır.
·Kalıtım, genetik nedenler
·Çevresel etkenler
·Beyindeki yapısal ve işlevsel
farklılıklar
Tedavi yöntemi olarak: Genellikle ilaç tedavisi ve özel
eğitim alması gerekli görülmektedir. Anne babaların ve diğer
ebeveynlerin de bu konuda bilgilendirilmesi önemlidir.
FENİLKETONÜRİ NEDİR?
Fenilketonüri nadir görülen kalıtsal
metabolik hastalıklardan biridir. Anne ve babasında hastalık yapmayan
bozuk genleri alan bir çocuk fenilketonüri hastalığı ile doğmaktadır.
Fenilketonüri, toplumumuzda hala yeterince bilinmemekte ve tedavi
edilmediği takdirde çocuğun ömür boyu özürlü kalmasına sebep olmaktadır.
Yurt dışında her yeni doğan çocuğa zorunlu olarak fenilkotonüri taraması
yapılmaktadır. Çünkü normal şartlarda her 4 kişiden biri bu hastalığı
taşıyıcı konumdadır. Ama ülkemizde henüz bu konuda tam bilinçlenme
olmamıştır.
Bu hastalığın zamanımızdaki tek
tedavi yolu erken teşhisle birlikte fenilalaninden kısıtlı diyettir ve
bu tedavisinin aile, metabolik hastalıklarda uzmanlaşmış çocuk hekimi,
diyet uzmanı ve laboratuar uzmanlarından oluşan bir ekip tarafından
izlenmesi gerekmektedir. Tedaviye uymayan hastalarda zihinsel ve
gelişimsel bozukluklar olabileceği için hasta sahibi ailelerin diyeti
çok iyi öğrenmeleri gerekmektedir.
FİZİKSEL ENGEL
DOĞUŞTAN OLAN SEBEPLERE BAĞLI OLUŞAN FİZİKSEL
ENGEL
A – CEREBRAL PALCY (C.P)
1)SPASTACİTY
2)ATHETOSİS
3)ATAXİA
4)RİGİDİTY
5)TREMOR
6)KARIŞIK TİP
B – SPİNA BİFİDA (Bel çatlağı felci)
1)Spina bifida okülta
2)Spina bifida menegosel
C – BRİTTLE BONES – FRAGİLİTAS OSSİUM – Gevrek
Kemikler
D – AYAK DURUMUNDA VE DURUŞUNDA GÖRÜLEN BOZUKLUKLAR
1)Doğuştan kalça çıkıklığı
2)Düz tabanlar, yüksek kemerli kalkık
ayaklılar, varisli bacaklar
3)Yapışık parmak noksan veya fazla parmak
4)Doğuştan çarpık ayak ve bacak
5)Kol ve bacak eksiklikleri, yapışıklıkları
6)Omurga sırt ve bel zinciri kusurları
7)Kürek ve köprücük kemiği kusurları
E – BRAIN – INJURED BEYİN ZEDELENMESİ
HASTALIKLARDAN VE BULAŞICI HASTALIKLARDA OLUŞAN
FİZİKSEL ENGEL
1)POLİOMYELİTİS - Çocuk Felci
2)OSTEOMYELİTİS – Kemik İliğin İltihabı
3)Kronik İlik İltihabı
4)Arterit Eklem İltihabı
footer
Tüm Hakları Dost Eğitim Kurumlarına Aittir. Ankara 2006
Şefkat Mahallesi Demet Sokak No: 13
Keçiören ANKARA
Tel: 0 (312) 340 70 03 & 338 52 82 Fax: 0 (312) 338 53 82
Tasarım & Dizayn Metro Yazılım